Güncel Haberler ve Video İncelemeleri
Youtube destek, bilgilendirme, dijital içerik üretimi, ekipman tavsiyeleri ve SEO hakkında bilgiler

Dina Sanichar Kimdir?

0 11

Dina’nın meydana çıkış hikayesi, 1876 senesinde oluyor. Küçük çocuğu fark eden ilk isimler, Hindistan Bülendşehr’de kurtları avlamak için dağa çıkan bir küme avcıymış. Bu avcılar, kurtlar için tuzakları hazırladıktan sonra sürüde pek de kurda benzemeyen bir hayvan görmüş ve yakınlaşınca onun hayvan değil, en çok 6 yaşında olan ve tıpkı kurtlar gibi dört ayak üstünde yürüyen bir çocuk bulunduğunu fark etmişler.

Avcıların gördüğü şeyden sonra hedef kuşkusuz kurtları avlamaya devam etmek değil, çocuğu kurtarmak olmuş. Küçük çocuğun kurtlarla birlikte bir mağaraya girdiğini gören adamlar, mağaranın dışında ateşler yakarak kurtları dışarı çıkarmayı başarmış, kurtları öldürdükten sonra çocuğu yakalayıp direk Sikandra ismindeki bir yetimhaneye götürmüşler. Çocuğun bir adı da olmadığı için, onu yetimhaneye götürdükleri gün cumartesi bulunduğu için Hindi dilinde cumartesi manasına gelen Dina Sanichar ismini vermişler.

Avcılar her ne kadar Dina’nın hayatını kurtarmış gibi düşünse de Dinar için yetimhanede, insanların arasında yaşamaya başlamak hiç de basit olmamış. Mağaradan aldıkları çocuğun ailesi tarafından terk edildiği ve çok ufak yaşlardan beri kurtlarla birlikte büyüdüğü göz önünde bulundurulduğunda, siz de öngörü edersiniz ki Dinar için asıl yaban, toplum olmuş.

Yetimhanedekiler, Dinar’ı ilk evvelce İki ayak üstünde yürütebilmek için uğraşmış. İki ayak üstünde yürüyebilmek Dinar için son derece zor olsa da, uzun çalışmalar sonunda normal insanlar gibi yürümeyi başarmış.

Dinar, iki ayak üstünde yürümüş yürümesine fakat bu sefer de yetimhanedeki başka çocuklar gibi kıyafetle gezmekten zerre hoşlanmamış. Bu yüzden de yetimhanedeki yetkililer, Dina’ya bir imtiyaz tanıyarak bir vakit çıplak gezmesine izin vermiş.

Gerek çıplak gezmesi olsun, lüzum gecenin bir saati durduk yerde kurtlar gibi uluması, Dina hiçbir vakit normal bir çocuk gibi davranmayı başaramamış. Diğer çocuklarla olan etkileşimsizliği de bütün bunlara eklenince yetimhanedeki yetkililer, Dina’ya kendi isminin yanı sıra bir de Kurt Çocuk lakabını takmışlar.

Dina’nın davranışlarının kurtlara benzemesinin ardındaki sebep yalnızca dört ayak üstünde yürümesinden ya da çıplak gezmesinden kaynaklı değilmiş. Yetimhane müfettişinin aktardıklarına göre Dina, yalnızca çiğ et yemeyi tercih etmiş, eti yemeden evvel de tıpkı kurtlar gibi burnuna götürüp uzun bir vakit koklarmış.

Dina’yı insanlardan uzaklaştıran tek şey davranışları değildi elbet. Küçük çocuk, büyüdükçe başka çocukların aksine rastgele bir gelişim gösterememiş, boyu var bulunduğu vakit içinde son derece benzer kalmıştı. Dina’nın kafası da başka çocuklara göre daha değişik bir biçim almış ve vakit içinde tıpkı kurtlarınkine benzer, sivri ön dişlere sahip olmuş.

Dina, yetimhanede vakit geçirdikçe vakit içinde onlar gibi olabilmeye başlamış. Fakat hiçbir vakit konuşmayı öğrenememiş, hem de yetimhanedeki öğretmenlerin çabalarına karşın işaret diliyle bile anlaşamamış. Dina’nın basit hareketlerle anlayabildiği, kendini anlatabildiği yalnızca bir iki birey olmuş yetimhanede. Dina, bu bireylerin dışında kendisini yalnızca kurtlar gibi uluyarak, bağırarak ifade edebiliyormuş.

Küçük çocuk uzun bir vakit yetimhanede yalnız başına takılmış, konuşmayı bir türlü öğrenemediği için de başka çocuklarla hiçbir biçimde etkileşim kuramamış. Dina’nın yetimhanede edindiği tek birey, kendisi gibi hayvanlar arasında büyüyen bir çocukmuş. İsmi açıklanmayan başka çocukla birlikte Dina, birlikte ulumuş, sanki hayvan içgüdülerine sahipmiş gibi zıplayarak başka çocukları korkutmuş.

Dina’nın yetimhanede çağdaş sayılabilecek tek davranışı, başka yetişkinler gibi sigara içmek olmuş. Hatta Dina o kadar çok sigara içmiş ki yetimhanedeki yetkililer, Dina’nın ölmesine sebep olan tüberkülozun sigara yüzünden bu kadar kötüye gittiğini dile getirmiş. Nihayetinde Dina Sanichar, 1895’te şimdilik 29 yaşındayken yaşama veda etmiş.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.